İNSAN HAYATINDA GEÇİŞ MERASİMLERİ DOĞUM Yörede doğumla ilgili çeşitli uygulamalar yapılmaktadır. Bu uygulamalar hala devam etmektedir çünkü kasaba şehir merkezine üç saatlik uzaklıkta, bilimsel ve teknolojik gelişmelerden yoksun… Doğumların eskisi kadar olmasa da birçoğu ilkel şartlarda ve halk hekimliğiyle gerçekleştiriliyor. Hamile olduğunu anlaşılan bir kadının yabancılara karşı hamileliğini belli etmemesi gerektiğine inanılır. Aksi takdirde doğumun zor olacağına inanılır. Hamile kadın diğer insanların gittiği her yere gidemez çünkü nazara geleceği söylenir Doğumdan sonra çocuğun tuzlama merasimi vardır, bunu kim yaparsa çocuğun ona çektiği söylenir. (mesela; ileride çocuk bir kabahat işleyince; tuzlayanı kim? Diye azarlanması gibi…)çocuğun ilk yıkanması da çok önemlidir. Ayrıca çocuğu sarılıktan korumak amacıyla üzerine sarı bir yazma örtülür. Çocuk kırkını geçirmeyince dışarı pek çıkartılmaz, çok fazla ağlayan çocuğa nazar geçtiği öne sürülerek; tuz kavurma, adı verilen bir uygulama yapılır. Bu uygulamayla çocuğun artık sürekli bağırmayan bir uslu çocuk olduğu görülür. Çocuğun ilk diş çıkarmasına; dişeme denir. İlk çocuğun dişini gören kişi tarafından çocuğa bir hediye alınması gerekir, ilk adımlarını görenlerinde bir hediye aldığı görülür. Çocuk büyüyüp askerlik çağına geldiğinde asker düğünü yapılır. Askere gidecek genç birlikte gidecekleri gençlerin sayısı kadar gün gideceği güne kadar her akşam tertiplerinin birinin evinde toplanıp düğün ederler, bu askerlik için çok önem taşır, böylece kasabadaki bütün askerlerin evinde düğün yapılmış olur gidecekleri günün gecesinde de boş bir alanda bütün kasaba halkıyla düğün yapılır. Genç askerden gelince evlilik çağına gelmiş sayılır. |